
Pekmezden tulum peynirine, tandır ekmeğinden kayısı reçeline: terasımızdaki kahvaltının üreticileri ve hikâyeleri.
Terasımızdaki kahvaltı sofrası, Kapadokya’nın küçük bir haritası gibidir. Her tabağın arkasında bir köy, bir üretici ve çoğu zaman kuşaktan kuşağa aktarılmış bir tarif vardır. Misafirlerimizin en çok sorduğu lezzetlerin hikâyelerini derledik.
Pekmez
Kapadokya bağcılığı üç bin yıllıktır ve üzümün şaraptan sonra en önemli ürünü pekmezdir. Eylül’de bağbozumunda üzümler ayakla ezilir, şırası kazanlarda saatlerce kaynatılır. Sofrada dut, üzüm ve keçiboynuzu pekmezi bulunur; tahinle karıştırmayı unutmayın.
Tandır ekmeği ve gözleme
Mutfağımızın arkasındaki tandır her sabah 06:00’da yakılır. Ekmekler Mustafapaşa köyünden gelen tam buğday unuyla yoğrulur. Gözlemeler ise sacda, masanıza gelmeden hemen önce pişirilir.
Avanos çömleğinde menemen
Avanos’un Kızılırmak kilinden yapılan çömlekler ısıyı yavaş ve dengeli dağıtır. Menemenimizi bu çömleklerde, köy yumurtası ve bahçe domatesiyle pişiriyoruz.
Peynirler
- Tulum peyniri: Niğde’den, keçi derisinde olgunlaştırılmış
- Çökelek: ayrandan elde edilen, hafif ekşi taze peynir
- Kaşar: Kars’tan, altı ay dinlendirilmiş
Kayısı reçeli
Konağın bahçesindeki iki yaşlı kayısı ağacından her temmuz yaklaşık 80 kavanoz reçel yapıyoruz. Stoklar genellikle şubat ayında biter; o yüzden kış misafirlerimiz bazen vişne reçeliyle yetinmek zorunda kalır.
Kahvaltı 07:30-10:30 arası servis edilir; dilerseniz odanıza veya terasınıza da getiriyoruz.